Bir şehir hayal ediyorum. Adını güzel bir yaz meyvesinden almış. Başkentliğini yaptığı fındığa dünyada kendi ismi ile marka olmuş. Hırçın bir denizi, insanı yoran ama insanı kendinden koparmayan dağları ve yamaçları olan. Yeşilin her tonunu önünüze seren, maviyle kucaklaşan bir şehir bu. Çepni-Oğuz kültürünün harman olduğu, insanların kemençe, davul ve zurna ile coştuğu ,bağlama ile hüzünlendiği bir şehir. Kemençenin doğduğu topraklar olan ve en büyük kemençe üstatlarının yetiştiği, yaşam şartlarının horon ve karşılama ile vücut bulduğu bir cennet parçası.
Gençlerinin kültürüne sahip çıktığı, yaşayıp gelecek nesillere aktardığı, kültür merkezi olan bir şehir. Kemençenin yerini klavyeye ve zurnanın yerini klarnete bırakmadığı düğünleri olan bir yer burası. Bıçak horonunun ,sallamanın, dik horonun, sıksaranın ve karşılamanın hala 100 sene önceki hevesle oynandığı bir doğa harikası. Kemençe sesine burun kıvırmayan, gelmiş geçmiş büyük kemençe üstatlarının 7’den 70’ e her neslin tanıyıp bildiği, düğünlerinde kemençe seslerinin dağları inlettiği, yeni neslin bu kültürlerle yetiştiği bir şehir. Türkülerini tanıyan ve hala işleyen, kültür hırsızlarına fırsat vermeyen bir şehir. Kümbet, Bektaş, Kazıkbeli, Dizgine, Sisdağı yaylaları ile doğa turizminin beşiği olmuş ve insanların birlik ve beraberlik duygusunu en yoğun yaşadığı bir yer. Siyasetçisinden yöneticisine ,vatandaşından iş adamına kadar her kesimin tek gayesinin vatan bildiği bu şehrin gelişmesi için mücadele verdiği bir şehir.
Dünyada iki gönüllü alay kurmuş tek toprak parçası, Topal Osman Ağa’nın ve Binbaşı Avni Alparslan’ın torunlarının yaşadığı bir şehir. Samimi, misafirperver insanlarının hala var olduğu ve adının GİRESUN olduğu bir şehir.
The post Bir şehir hayal ediyorum appeared first on Giresun Blog.